Anasayfa 

 Haberler 

 Videolar 

 Foto Albüm 

 Forum 

 Köyümüz 

 Kültürümüz 

 Makaleler 

 Etkinlikler 

 Ziyaretçi Defteri 

ölüm haberi  Köyümüzde aşure etkinliği  ÖLÜM DUYURUSU  ÖLÜM  Haydan Gelen Huya Gider....  Mübadiller hem ağladı,hem ağlattı....  Türk-Yunan Dostluğu Şarkısı...  Nisos-Tis Kritis Kimata  Mübadelenin acıları belgesel oldu...  Tarih Konuşmaları-Mübadele üzerine... 

ANAMENÜ

Köşe Yazarları

Site İçi Arama

 

HABERLER

ölüm haberi

ALİ ŞEN`İN ÖLÜMÜ

Köyümüzde aşure etkinliği

17.11.210 pazar günü köyümüzde, ücretsiz aşure etkiniği yapılacaktır. Silifke, mersin, tarsus ve adanada yaşayan giritlilerin Melemez köyüne(Bağcılar İhsaniye Mah.) yapacağı etkinliğin , tanıtım ve dostaça ilişkilerin başlangıcı olmasını bekliyoruz.Kendini kalben giritli hissedebilen hemşehrilerimiz davetlidir......

ÖLÜM DUYURUSU

EMİNE SUBAŞI`YI KAYBETTİK

ÖLÜM

KÖYÜMÜZ SAKİNLERİNDEN SUBAŞILARIN ANNESİ EMİNE SUBAŞI ABLAMIZI 8.4.2013 TARİHİNDE 82 YAŞINDA KAYBETTİK.ALLAH RAHMET EYLESİN. MEKANI CENNET OLSUN.GERİDE KALANLARA SABIRLAR DİLERİZ.

Haydan Gelen Huya Gider....

Mübadiller hem ağladı,hem ağlattı....

Türk-Yunan Dostluğu Şarkısı...

Nisos-Tis Kritis Kimata

Mübadelenin acıları belgesel oldu...

Tarih Konuşmaları-Mübadele üzerine...

WEB SİTEMİZ YENİLENDİ...

ölüm haberi

ALİ ŞEN`İN ÖLÜMÜ

Köyümüzde aşure etkinliği

17.11.210 pazar günü köyümüzde, ücretsiz aşure etkiniği yapılacaktır. Silifke, mersin, tarsus ve adanada yaşayan giritlilerin Melemez köyüne(Bağcılar İhsaniye Mah.) yapacağı etkinliğin , tanıtım ve dostaça ilişkilerin başlangıcı olmasını bekliyoruz.Kendini kalben giritli hissedebilen hemşehrilerimiz davetlidir......

ÖLÜM DUYURUSU

EMİNE SUBAŞI`YI KAYBETTİK

ÖLÜM

KÖYÜMÜZ SAKİNLERİNDEN SUBAŞILARIN ANNESİ EMİNE SUBAŞI ABLAMIZI 8.4.2013 TARİHİNDE 82 YAŞINDA KAYBETTİK.ALLAH RAHMET EYLESİN. MEKANI CENNET OLSUN.GERİDE KALANLARA SABIRLAR DİLERİZ.

Haydan Gelen Huya Gider....

Mübadiller hem ağladı,hem ağlattı....

Türk-Yunan Dostluğu Şarkısı...

Nisos-Tis Kritis Kimata

Mübadelenin acıları belgesel oldu...

Tarih Konuşmaları-Mübadele üzerine...

ÖNE ÇIKAN YAZILAR

Çatalca Mübadil Müzesinin 1.Yıldönümü etkinlikleri

 

Hanya Limanında Osmanlı izleri...

 

Beşik ve Ninni Belgeseli...

 

Denizci oğlum ile çok sevdiği Salih Amcasına...Ertuğrul Barka

 

Ebegömeci Kavurması...

 

Ebegömeci Sarması...

 

Gurbetteki Köylülerimiz Hakkında...

 

Akrabalarım Nerede? İhsaniye:Bir Giritli Köyü

Tarsus’ta Girit Mübadilleri İhsaniye: Bir Giritli Köyü Köklerinden koparılmış bir topluluk için, ortak bir belleğin önemi açıkça ortadadır. Yaşamlarını yeniden kurabilmeleri için bellek, geçmişle bir bağlantı, kültürel olarak varlığını sürdürebilmenin bir yolu, onsuz kimliklerinin kaybolacağı bir birikim haline gelir. Tarsus’un İhsaniye köyünde yaşayan Giritliler de kendi kültürlerini varlıklarını ve geçmişle bağlantılarını sürdürmek için çaba harcayanlardan. 1897 yılında başlayan Türk-Yunan savaşında Girit adasının Osmanlılardan Yunanistan’a geçmesi sonucunda Girit’de yaşayan Türk vatandaşları gemilere bindirilerek Türkiye’ye gönderilir. Zorunlu göçmen Türkleri taşıyan gemilerin Girit limanından kalkması ile birlikte aileler arasındaki parçalanma da başlar. Zira hepsi aynı gemilere binememiş veya bindirilmemiştir. Tarih, Türkiye’deki limanlara yaklaşan gemilerin aslında bir çok acıyı da beraberinde getirdiğinin farkında değildir. Girit Adası’ndan gelenlerin bir kısmı Tarsus’ta geçici olarak iskan edilir. Köyde ise ilk iskan 1902 yılında Sultan Abdülhamit tarafından köyde yerleşim alanı ve evler yapıldıktan sonra gerçekleşir. Bu yüzden “İHSANİYE KÖYÜ” padişah tarafından ihsan edilmiş anlamına gelmektedir. Köy Tarsus’a uzak ve ormanlık bir arazi içindedir. Onlar için orada koyun bile melemez. Bu yüzden Giritliler bu köye “Melemez” adını verir. Köye gelenler daha çok Kandiya ve Hanya’dan gelenlerdir. Bir kısmının nüfus cüzdanında halâ doğum yeri olarak Kandiya yazar. Köye göç 1912 yılına kadar devam eder. Daha sonra 1923 Lozan antlaşmasının ardından 1924 yılında ki büyük mübadele sonrası Kırcaali ve Nurcemal gemileri ile Mersin Limanından Anadolu’ya ayak basan Girit mübadillerinden Çukurova’ya gelenlerin bir kısmı da Tarsus’a yerleştirilir. Topraklarından koparılan bu insanlar Türkçe bilmedikleri için başlarda çok zorlanırlar. Köye ilk yerleşenler köy etrafında bağ dikerek yetiştirdikleri üzümlerden şarapçılık, keçi besleyerek peynircilik, zeytin ağaçları dikerek zeytincilik yaparlar. Köyde bugün bile bu işlerle uğraşmakta ve kendi kültürlerini korumaya çalışmaktalar. Yaşlılar kendi aralarında hala Giritlice konuşuyorlar. Köylerinde kendi peynirlerini yapmakta, bağ bozumunda kendi şaraplarını üretmekteler. Daha çok zeytinyağlı ve sebze üzerine olan mutfaklarındaki damak tadını korumaktalar. Köye göçün izini sürmek için gittiğimiz zamanlar büyük bir konukseverlikle bize ev sahipliği yapıyorlar. Kendi ürettikleri şarabı içerken yanında yine kendi yaptıkları peynirden koyuyorlar. Bizim için köy ekmeği yapıyorlar. Kahvede çayımızı içerken köyün geçmişini anlatıyorlar. Akrabalarını soruyoruz haberleşiyormusunuz diye. Bize soruyorlar “AKRABALARIM NEREDE?” diye. Köyde yaşayanlar Girit’de olan akrabalarından herhangi bir haber alamadıklarını ancak turistik amaçlıda olsa Girit’e gittiklerini belirtiyorlar. Evlerin duvarlarında yıpranmışta olsa akrabalarının mahzun duruşlu siyah-beyaz fotoğrafları asılı. Oradan göçün izini takip edip birkaç soru daha soruyoruz. Köyden ayrılırken hepsinin ruhunda atalarının toprakları ile ilgili bir “ruh göçü” olduğunu hissediyoruz. Söyledikleri türküler, yaptıkları yemekler, içtikleri şarap, yetiştirdikleri bitkiler, duvarlarındaki siyah-beyaz mahzun bakışlı fotoğraflar bu yaşadıkları her bir göçmenin veya mübadilin zorunlu göç yollarına düşmüş hali içimizdeki burukluğu daha da arttırıyor. Köy aslında 1902 yılında “ihsan edilmiş” farklı bir yaşam ve kültürün öyküsünü anlatıyor. Ülke toprağından bir kesit almaya kalktığınızda, her kademede bir başka uygarlığa ve birbirinden farklı yaşam biçimlerine rastlıyorsanız cevabınız her zaman net olamayabilir. İşte o noktada resmi tarih devre dışı kalır. Bu çorak günlere nasıl geldiğimizi düşünmeye ve sorularınıza cevap aramaya başlarsınız! Size bu noktada bir ipucu lazım: Göçlerin izini takip edin! Birbiri ardına sorularınızın cevaplarına rastlarsınız. Göçler yalan söylemez! Ve bu süreçte bulacağınız cevaplar bir yana, ihtimalen yaşacağınız "ruh göçü" sizde öyle bir sızı bırakır ki; üç kuşak evvelinizin anıları kah türkülerle, kah mahzun bakışlı fotoğraflarla canınızı yakar. Ve sanki her bir mübadilin, zorunlu göç yollarına yolu düşmüş herkesin acılarına ortak olursunuz. Hele aileden biri de göç yollarından nasibini almış ise, duramazsınız, yolunuz er ya da geç bu tarihin yazıldığı yerlere düşer.
 

Vefat ve Başsağlığı...4 aralık 2011

Köyümüz sakinlerinden Hüseyin ve Fatma Yıldızın sevgili evlatları Burak Yıldız,yakalandığı amansız hastalıktan kurtulamayarak 4 aralık 2011 pazar günü hakkın rahmetine kavuşmuştur.Burağın anne baba kardeşleri ve yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyoruz.Üzüntümüz büyük.Allah rahmet eylesin...
 

KÖYÜMÜZÜN TARİHÇESİ

KÖYÜMÜZÜN TARİHÇESİ
 

SON EKLENEN YAZILAR

Haydan Gelen Huya Gider....

 

Mübadiller hem ağladı,hem ağlattı....

 

Türk-Yunan Dostluğu Şarkısı...

 

Giritçe şarkı...

 

Mübadelenin acıları belgesel oldu...

 

LOZAN ANTLAŞMASI VE MÜBADELE

 

MÜBADELE KİTAPLARI(YENİ LİSTE-12 OCAK 2012)

 

Yunanistandan Mersine Köklerinden Koparılmış Hayatlar...Fahriye Emgili

 

Enginarlı Bakla

 

Girit ÇayıOrganik Dictamus(Dittany)Erontas(Aşk arayan)

 

Son Eklenen Fotoğraflar

Üye kullanıcı adınız eski sistemdeki "lakap-takma adı" bilgisidir. Eski kullanıcı bilgileri için tıklayın.

ÜYE GİRİŞİ

İSTATİSTİKLER



İstatistikler Yükleniyor ..!

ANKET


Köyümüzde Okulun bulunduğu yerde geçmişimizle ilgili MÜZE açılabilir mi?
Açılabilir
Açılamaz
Bu işle uğraşmak ister misin?
Açılacak ta ne olcak?

 Anasayfa 

 Haberler 

 Videolar 

 Foto Albüm 

 Forum 

 Köyümüz 

 Kültürümüz 

 Makaleler 

 Etkinlikler 

 Ziyaretçi Defteri 

 Tüm Hakları Melemez.com a aittir. İzinsiz kullanılamaz.